Portakal Aromalı, PCV Mass zor kilo alan, metabolizması çok hızlı çalışan, kas hacmi yavaş oluşan ( Hardgainer) sporcular için en ideal üründür.
Bir hardgainer olarak vücudunuz çok enerji harcamaktadır. Bu sebeple PCV mass’ ın içerisinde harcanılan enerjinin geri kazanılmasına yeterli miktarda karbonhidrat bulunmaktadır.PCV Mass ( 100 gr da 3571 mg Dekstroz- monohidrat) içermektedir.
PCV Mass ; Avena sativa extract içeriği ile , albümin aminoasidi, B grubu vitaminler, fosfor, demir, kobalt, mangan, çinko, aluminyum, potasyum ve daha başka mineraller, provitamin A, E ve K vitaminleri, bor, iyot vs. bakımından zengindir.
Maca extract: Aşırı yorgunluk, bitkinlik ve halsizlik hissine karşı enerji seviyesini yükseltmeye yardımcıdır.
Fiziksel ve zihinsel rahatlama hissi verir.
Kuvvet verici, dayanıklılık ve atletik performansı artırıcı etkisi vardır.
Piperin; ürün içeriğindeki maddelerin emiliminin arttırılmasına yardımcıdır.
Proteinler ve aminoasitler, ne kadar sağlıklı, kaslı, güçlü olduğumuz hakkında etkin rol oynayan vücudumuzun yapı taşlarıdır.
Proteinler vücut dokularının yapımında ve onarımında, kasların yapımında ve büyümesinde yardımcıdır. Antrenman sırasında açığa çıkan protein gereksinimini karşılarlar.
Tüketilen gıdalar yoluyla alınan aminoasitler hücrelerdeki ribosomlarda vücut proteinine dönüştürülmektedir. Bu sayede kas, kemik, deri, saç, tırnak gibi vücut proteinlerinin; enzim, hormon, antioksidanların yapımı ve muhafazası mümkün olmaktadır.
Hücrelerimizdeki ribosomlar aşağıdaki kaynaklara ihtiyaç duyarlar;
Protein ve aminoasit gibi yapı maddeleri,
Vitamin, mineral, bitkisel maddeler gibi yardımcı yapı maddeleri,
Karbonhidratlar ve yağlardan elde edilen enerji.
Vücudumuzun yeterli miktarda protein üretmesini sağlamak için, yukarıda sayılan üç maddedeki faktörlerin, doğru zamanda ve doğru miktarlarda bulunması gereklidir.
Whey ve soya proteinleri hızlı kana karışan proteinlerdir. Bu özellikleri sayesinde, Whey ve Soya proteinleri, kullanımlarından 30 dk sonra kanda görülmeye başlar, 45- 120 dk. lar arasında kanda çok yoğun görülürler ve takriben 3 saat sonra tamamen vücudu terk ederler.
Aminoasitlerin ise; kana karışması daha hızlı olur. Yaklaşık 15 dk içinde kana karışarak, en yoğun biçimde görülür ve 90 dk sonra vücudumuzu terk ederler.
Whey protein isolatlar, üretim tekniği açısından, kısa zincirli, bioaktif peptidler içermeleri nedeniyle çabuk emilirler. % 97 protein ihtiva eden yüksek değerli Whey protein isolatlar da çok hızlıdırlar. Nerdeyse aminoasitlerle aynı sürelerde etki ederler.
GENRISE Proteinlerinin öne çıkan en önemli özelliği, protein emilimini ve vücutta sentezlenmesini artıran vitamin kompleksinin formüllerine eklenmiş olmasıdır.Protein Plus, çalışan kasların bakımı için gerekli olan protein ihtiyacını yavaş yavaş karşılayan Soya protein ve yumurta proteininden oluşmaktadır.
Yumurta, tüm besinler içerisinde en kaliteli proteine sahiptir. Çünkü yumurta proteini insan vücudunda sentezlenemeyen ve kesinlikle besinler ile dışarıdan alınması gerekli olan “ esansiyel aminoasitleri” yeterli ve dengeli miktarlarda bulundurmaktadır. Sindirilebilirliliği yüksektir, tamamına yakını vücut tarafından kullanılmakta ve vücut proteinine dönüşebilmektedir.
Protein Plus’ın içeriğindeki yüksek miktardaki C vitamini, bağışıklık sistemini güçlendirir ve aynı zamanda kuvvetli bir antioksidandır.
Protein Plus kasların hızlı gelişimini sağlayan önemli bir takviyedir.
BCAA’lar, kas gelişiminde önemli bir rol oynayan, çift zincirli temel esansiyel aminoasitlerdir. Neredeyse tüm proteinlerin yapımında görev almaktadırlar.
BCAA’lar, kasılma proteinlerinin ( aktin ve miyozin) % 35 ini oluştururlar, doku ve lif geliştirici olarak kullanılırlar. Vücudun baskıya dayanabilme ve enerji üretebilme yeteneğini artırırlar.
BCAA’lar yoğun ve yorucu antrenmanlarda kasların yıpranmasını önleyen ve yüksek emilimi sayesinde daha hızlı bir yenileme sağlayan vazgeçilmez bir takviyedir. Vücut enerji ihtiyacını glikojenlerden sağlar. Vücut belli bir süre sonra tükenen glikojenler yerine benzer içerikli BCAA’ları yakmaya başlar. Kasları geliştirmeye yönelik yapılan antrenmanlarda yeterli miktarda BCAA takviyesi yapılmazsa vücut bu ihtiyacını kaslarda bulunan BCAA’ lardan karşılar. Bu durumda antrenmanlardan beklenen verim alınmaz ve kas gelişimi gecikir.
BCAA’lar, hem yapıcı, hem de onarıcı etkilere sahiptirler. Egzersiz sırasında, vücudunuzun büyümesi için istenilen testesterona göre kortisol oranını sağlar.
BCAA’nın aynı zamanda insülin, büyüme hormonu ve insülin benzeri faktörler (IGF1) gibi yapıcı hormonların salgılanmasına katkıda bulunan etkileri de vardır.
Kalori kısıtlaması dönemlerinde BCAA kullanmak temel ağırlığı korurken seçici bir biçimde yağın yakılmasına yardımcı olur.
Beslenme bilimi açısından Kalp damar sistemi, bağışıklık sistemi korunması ve siroz, kronik yorgunluk vs. türü hastalıklar üzerinde yardımcı etkileri olduğu bilinmektedir.
BCAA’lar takviye olarak ameliyat sonrası iyileşme sürecini ve kas yapım hızını artırmaya yardımcıdır.
Antrenman, iş yoğunluğu ve zihni yorgunluk nedeniyle oluşabilecek yorgunluk sinyallerinin beyine gönderilmesini engeller. Bu şekilde sporcunun enerjik kalmasını ve konsantrasyon kaybına uğramamasını sağlayarak, reflekslerin canlı tutulmasına yardımcıdır.BCAA 5000, vücudun baskıya dayanabilme ve enerji üretebilme yeteneğini artırmaya yardımcıdır. Hem yapıcı hem de onarıcı etkilere sahiptir.
Aynı zamanda insülin, büyüme hormonu ve insülin benzeri faktörler gibi yapıcı hormonların salgılanmasına katkıda bulunan etkileri de vardır.
Antrenman, iş yoğunluğu ve zihni yorgunluk nedeniyle oluşabilecek yorgunluk sinyallerinin beyine gönderilmesini engeller. Bu şekilde sporcunun enerjik kalmasını ve konsantrasyon kaybına uğramamasını sağlayarak, reflekslerin canlı tutulmasına yardımcı olur.
2000 mg. lık tablet formunda üretilmektedir.
Creatin vücutta; L-Arginin, Glisin ve L- Metiyonin aminoasitlerinden; böbrekte, karaciğerde ve pankreasta sentezlenir. Creatinin yaklaşık % 95’i iskelet kaslarında; kalanı da beyinde; kalpte ve testislerde bulunur. Creatin bu dokularda en büyük enerji depolayıcı form olan Creatin fosfat halinde metabolize olur. Vücutta hücresel yakıt olan ATP (Adenosin triphospfat) üretiminde hayati önem taşır.
Ağır egzersizler, kaslardaki doğal creatin kaynaklarının tükenmesine yol açar. Creatin tamamlayıcıları, yorgun kas hücrelerinin enerjilerini yenilemelerine yardım eder; böylece daha uzun daha ağır egzersizler yapılabilir.
Creatin’in beyindeki oksijenin en dengeli biçimde kullanılmasını sağlayarak zihinsel yorgunluğu da geciktirdiği kanıtlanmıştır. (Referans: Neuroscience Research).
Protein sentezini artırır, sakatlanmalarda iyileşmenin hızlanmasına yardımcıdır.
Laktik asit seviyesini minimum düzeyde tutar.
Yağsız kas kütlesini korur.
Organizmadaki creatin miktarını düzenli olarak yüksek seviyede tutmak performansı artırabilir. Aynı şekilde creatin, düzenli egzersizler arasında vücudun dinlenme süresini kısaltarak daha yoğun çalışılmasına yardımcıdır.
Creatin’in kasların su tutma kapasitesini artırdığı, bu şekilde vücudumuzdaki protein sentezine yardımcı olduğu ve kas yıkım hızını düşürdüğü bilinmektedir.
Bilindiği üzere,organizma hareketleri sulu ortamlarda daha kolay gerçekleşir.
Creatin’in saf olarak veya gıdalara katılmış olarak alınması, kas kütlesinin gelişimini artırarak aynı zamanda vücudumuzun diğer gelişme süreçlerini de destekleyebilir. Ancak bu sadece, vücudumuzda yeterli miktarda yapı taşının yani aminoasit, karbonhidrat, yağlar, vitaminler ve minerallerin bulunması şartıyla geçerlidir. Creatin genel tanım ve işlevlerine ek olarak;
Creatine- Ethyl- Ester Carbonat ve Creatine- Ethyl- Natrium- Phosphate’dan oluşan ve asit engelleyici etkiye sahip özel bir creatin formülüdür.
Creatin EEC’nin asit engelleyici özelliğinden dolayı , bileşimindeki maddeler creatini vücuda faydası olmayan creatin e dönüşmesini önlemektedir.
Böylece creatin, dokularda protein yapımını artırırken vücut tarafından üretilen bikarbonat kaynakları korunarak performans artırılır.
Portakal Aromalı, İnsan ve hayvan vücudunda glikojen, bitkilerin yapısında ise nişasta ve selüloz olarak yer alan karbonhidratlar (CHO); karbon, hidrojen ve oksijen atomlarından meydana gelmiş organik bileşiklerdir.
Karbonhidratlar genel olarak; monosakkaritler, disakkaritler ve polisakkaritler olarak üçe ayrılır. Basit şekerler olarak adlandırılan monosakkaritler; glikoz, fruktoz ve galaktoz olarak ayrılır. Disakkaritler; sükroz, maltoz ve laktoz olarak ayrılırken, polisakkaritler de, nişasta ve selüloz olarak ayrılırlar. Karbonhidratlar ince barsaklarda fazla bir değişikliğe uğramadan, 15 dakika gibi kısa bir sürede doğrudan kana karışarak etki göterirler.
Karbonhidratların Sporcu Beslenmesindeki Yeri:
Karbonhidrat takviyesi kullanılarak yapılan aktivitelerde, enerji kullanımı için daha az oksijene gereksinim duyulduğundan, karbonhidratlar verimli ve elverişli enerji kaynaklarıdır.
Karbonhidratlar, kas ve karaciğerde yedek enerji olarak kullanılmak üzere glikojen halinde depo edilir
Kısa süreli fakat şiddetli efor gerektiren aktivitelerde ve egzersiz başlangıcında kas glikojeni temel enerji kaynağıdır.
Kas glikojen deposunun doygunluğu, dayanıklılık gerektiren spor dallarında ve yüksek şiddetli egzersizlerde performansı etkileyen en önemli faktörlerden birisidir.
Sporcu diyetindeki karbonhidrat miktarının arttırılması ile orantılı olarak, egzersiz sırasında vücutta kullanılan karbonhidrat miktarı da artmaktadır. Artan karbonhidrat miktarına bağlı olarak çalışma zamanı uzamakta, uzun süre yorulmadan çalışmak mümkün olmaktadır. Yeterli ve uygun karbonhidrat alan sporcular, fiziksel aktivitelerini sürdürmede, yetersiz karbonhidratla beslenenlere oranla daha başarılı olmaktadırlar. Günlük karbonhidrat alımının yetersiz olması, kan şekeri ve karaciğer glikojeninde azalmaya neden olacağından sporcuların performansını olumsuz etkilemektedir.
Egzersiz öncesi karbonhidrat alımı 1- 5 gr / kg şeklinde olmalı ve 1 - 4 saat önce verilmelidir
Egzersiz sırasında uygun miktarlarda karbonhidrat verilmesi performansı olumlu yönde etkilemektedir. Egzersizin ilerleyen dönemlerinde dışarıdan alınan karbonhidratların vücutta kullanımı artmaktadır. Müsabakanın hemen öncesinde ve müsabaka sırasında alınacak karbonhidratın % 5- 8 oranında olması önerilmektedir. Bu oran vücut sıvı kaybına bağlı olarak, sıcak havalarda % 2.5- 4'e indirilip, soğuk havalarda % 10'a kadar çıkarılabilmektedir.
Genellikle iki saatlik yoğun bir antrenman sonrasında kas glikojen depoları boşalmakta, yorgunluk belirtileri ortaya çıkmaktadır. Yeniden doygunluk sağlanması için en az 24- 48 saatlik bir süreye ihtiyaç vardır. Kaslardaki glikojen depolarının yenilenmesi saatte yaklaşık % 5 oranındadır. Egzersiz sonrası ilk 30 dk. İçinde vücut ağırlığının her bir kilogramı başına 0.7- 1.5 g karbonhidrat alınması önerilmektedir. İlk 2 saat içinde ise en az 50g karbonhidrat alınmış olması ve takip eden her 2 saatte bir 50'şer g. Karbonhidrat alınmaya devam edilmesi glikojen depolarının doygunluğu açısından önem kazanmaktadır. Egzersizden 2 saat sonra 9- 16 g / kg / gün karbonhidrat alımı halinde, kas glikojeni 24 saatte yerine konulabilmektedir.% 75 lik karbonhidrat miktarı ve % 22,5 lik protein miktarıyla Dextroz 75 yağsız kas kütlesinin artırılmasında etkili bir sporcu takviyesidir.
Dextroz 75’in içeriğindeki;
Taurin; sporcuların kas yapımını ve dayanıklılığı destekleyerek, yorgunluğun giderilmesi ve zihinsel fonksiyonların güçlenmesine yardımcıdır.
Ribose; uzun süreli ağır antrenman dönemlerinde, boşalan ATP havuzunun tekrar dolarak, enerji seviyesinin istenen seviyeye gelmesinde ve böylelikle yorgunluk belirtilerinin hissedilmemesinde yardımcıdır.
Glukuronolakton; Vücuttan zararlı maddelerin atılmasına ve hızlı bir şekilde enerji sağlanmasına yardımcıdır.
Dextroz 75’in formülü, B vitaminleri, vitamin C, folik asit ve biotin ile de zenginleştirilmiştir.