Aminoasitler proteinlerin yapı taşlarıdır. Hücreleri yapılandırır, dokuları onarır, enzimlerin oluşturulmasından sorumludur ve ruh sağlığımızda temel bir rol oynarlar.
Proteinlerin parçalanarak aminoaside dönüşümü aminoasitlerin vücuttaki ilk işlevleridir. Bu dönüşümden sonra aminoasitler ,bulabildiği her yerde nitrojen ile birleşerek vücudumuzun kullanabileceği binlerce çeşit protein formatını alırlar.
Vücudumuzun, bazı aminoasitleri ( 20 aminoasit ) protein yapılandırıl-masında kullandığı bilinmektedir.
Vücudumuzun üretemediği 8 ana aminoasit bulunmakta ve bunlar esansiyel aminoasitler olarak adlandırılmaktadır. Vücudumuzun ihtiyacı olan bu esansiyel aminoasitleri yiyeceklerimizle almamız gerekmektedir.
Vücudumuzda uygun bir protein sentezi elde edebilmek için, bütün aminoasitlerin aynı zamanda ve doğru miktarlarda bulunmaları mutlaka gereklidir. Eğer çok az miktarda bir temel aminoasit varsa, bu, “kısıtlayıcı aminoasit” diye adlandırılır. Bu da diğer aminoasitlerin ne kadar var olduğuna bakılmaksızın, sentez edilebilen protein miktarını kısıtlayacaktır.
B6 ve C vitaminleri aminoasit metabolizması ve aminoasitlerin emilmesi için gerekli vitaminlerdir.
Aminoasit kullanıyorsanız, vücut için çok daha uygun olan L- formlarının kullanılması önerilmektedir.
Sadece bir aminoasit alıyorsanız, midede emilimini kolaylaştırmak amacıyla açken almanız daha doğru olacaktır.Taurin; yarı esansiyel bir aminoasittir. Kalp, iskelet kası ve merkezi sinir sisteminde bol miktarda bulunur.
Vücuttaki nörolojik fonksiyonları ve nörolojik iletişim mekanizmasını kuvvetlendirmeye ve düzenlemeye yardımcı antioksidan özellikte bir aminoasittir. Taurin, beyin ve sinir sistemindeki kalsiyum ve potasyum dengesinin düzenlenmesine yardımcıdır.
Yağların sindirilebilmesi, yağda çözünebilen vitaminlerin uygun bir şekilde emilebilmesi ve safra tuzlarının üretilebilmesi için Taurin gereklidir.
Taurin, kardiyak aritmilerden korunmada ve serbest radikal hasarın önlenmesinde yardımcıdır.
Taurin, kemik metabolizmasını olumlu etkileyerek, vücutta kemik hücresi üretimini artırarak, özellikle parçalı olmayan kırıkların hızla iyileşmesine yardımcıdır.
Hücre bazında koruyucu özelliklerinden dolayı vücudun her türlü egzersize dayanım ve mukavemetini artırmaya yardımcıdır.